Salih Süllü Yazarlarımız

ADIM ADIM ŞERİATA. ATATÜRK’E HAKARETLERİN ARKASINDA NE VAR?

PaylaşTweetlePaylaşPin0 PaylaşımlarADIM ADIM ŞERİATA. ATATÜRK’E HAKARETLERİN ARKASINDA NE VAR? Son dönemde yaşanan olayları ayrı ayrı değerlendirmek cehaletin zirvesini yaşamaktır. Taşları yerine koyduğunuzda büyük resmi görebilirsiniz. Bakalım süreç nasıl yaşandı, Ergenekon..

ADIM ADIM ŞERİATA. ATATÜRK’E HAKARETLERİN ARKASINDA NE VAR?

ADIM ADIM ŞERİATA. ATATÜRK’E HAKARETLERİN ARKASINDA NE VAR?

Son dönemde yaşanan olayları ayrı ayrı değerlendirmek cehaletin zirvesini yaşamaktır. Taşları yerine koyduğunuzda büyük resmi görebilirsiniz.

Bakalım süreç nasıl yaşandı,

Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla Atatürkçü subaylar tasfiye edildi. Yerlerine Fetocular yerleştirildi. Geçiş süreci başlatıldı. Tanrımıza hamdolsun dan Allahımıza hamdolsuna geçtik. Türk ordusundan islamın ordusuna yükseldik. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırıp başörtülü üniformalılara alıştırıldık. Atatürk’ün devlete bağışladığı arazide bulunan Atatürk Orman Çiftliği yıkıldı, yerine saraylar yapıldı. Darbe girişiminden sonra milli bayramlarımıza alternatif bayramlar getirildi. Hatta utanmadan darbe girişimine karşı verilen mücadele kurtuluş savaşına alternatif olarak yansıtıldı.

 

Tabi bu süreç işlerken adı yazar, adı tarihçi olan tetikçiler kullanıldı. Kadir Mısıroğlu denen sözde tarihçi ve Fatih Tezcan denen sözde gazeteci neredeyse her gün Atatürk’e hakaretler ettiler. Toplumu bilinen tarihin yanlış olduğuna ikna etmeye çalıştılar. Bu hainler Atatürk’ e hakaret ettiklerinde vatandaş soruşturma açılmasını beklerken aksine devlet büyükleri tarafından ziyaret edilerek yeni tetikçiler cesaretlendirildi.

Ayasofya’nın açılışında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ‘’ Bizim inancımızda vakıf malı, dokunulmazdır, dokunanı yakar; vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar’’ diyerek Atatürk’e lanet okudu. Bu arada isim vermeden tetikçi Mısıroğlu’na rahmet okudu. İşlem yapıldı mı? Tabi ki hayır. En son yine Ayasofya’da Cumhurbaşkanı’nın ve TBMM Başkanın katıldı bir törende imam ‘’Onlardan daha zalim, daha kafir kim olabilir. Ya rabbi, o zihniyeti bir daha ümmetin başına gelmesini mukadder buyurma’’ diyerek devletin en tepesinin gözlerine bakarak Atatürk’e alenen hakaret etti. İşlem yapıldı mı? Tabi ki yine hayır.

Pandemi sürecinde binlerce insanla cami açılışları yapıldı, binlerce insanla kongreler yapıldı, binlerce insanla Filistin’e destek mitingleri yapıldı ama söz konusu milli bayramlar olunca kutlamalar ertelendi. Şaşırdık mı? Tabii ki Hayır.  Eski yıllarda hasta olanlar fırsatı bulmuş, hastalanmalarına gerek kalmamış ve pandemi gerekçe gösterilerek kutlamalardan kurtulmuşlardı.

Pandemi sürecinde yasak kararları alınırken bile şeriat hükümlerini uyguladılar. Açık olan marketlerden istediğin her şeyi alabildin ama sadece alkol reyonu yasaklandı. Hafta sonu marketler bakkallar açıldı ama tekel bayileri kapandı. Hatta bir ara sigara satışı bile tartışıldı. Sokağa çıkmak yasaklandı ama camide namaz kılmak serbest bırakıldı. Normalleşme süreçlerinde her yeri koşulluda olsa açtılar ama alkollü işletmeler açılmadı. Masada üç kişi oturup yemek yiyebilirsiniz dediler, ama masada üç kişi oturup alkol alamazsınız dediler.

Asıl mesele Atatürk ve onun eserleridir, yavaş yavaş unutturulmaya çalışılmasıdır. Eskisini unutturmadan yenisini getiremezsin.

Alın Size Süreç;

Türk Ordusundan Atatürkçüleri tasfiye et,

Türk Ordusunu teslim al,

Türk Ordusunu İslam Ordusuna çevir

Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına al, ümmetçi bir toplum yarat

Milli Bayramları unuttur,

Devletin kurucusunu itibarsızlaştır,

Tetikçilerle yeni ve yalan bir tarih yaz,

Yeni Milli Bayramlar uydur,

Yeni Milli kahramanlar yarat,

ŞERİAT……………………………………..LOADİNG

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Stork Tours Ankara
Haberin kalemi youtube

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL