Ekonomi Emre Çarkcı Yazarlarımız

Parlayan Yıldız “Buğday”

PaylaşTweetlePaylaşPin0 PaylaşımlarBorsamız, ABD’nin CAATSA yaptırımlarını uygulayacağını duyurması, pandemideki üçüncü dalga paniği ve önlenemeyen vaka artışı, Rusya-Ukrayna gerilimi ve ABD’nin bu gerilime müdahil olarak stresi daha da artırması gibi etkenlerin gölgesinde..

Parlayan Yıldız “Buğday”

Borsamız, ABD’nin CAATSA yaptırımlarını uygulayacağını duyurması, pandemideki üçüncü dalga paniği ve önlenemeyen vaka artışı, Rusya-Ukrayna gerilimi ve ABD’nin bu gerilime müdahil olarak stresi daha da artırması gibi etkenlerin gölgesinde bir haftayı daha geride bıraktı. Haftalık grafikte 11 Ocak haftası ile başlayan ve 22 Mart haftasına kadar süren yatay süreç, yerini düşüşe bırakmış durumda. BIST100, 9 Nisan hafta kapanışı ile beraber tekrar bir yatay düzlemde ilerleyerek yön arayışına devam edecek gibi gözüküyor değerli okurlarım.

Olası senaryolarına yazımın ilerleyen satırlarında daha detaylı değineceğim endekste 17 Mart tarihinden bu yana yaşanan değer kaybı 23 Mart’ta %20,96’ya ulaşmıştı hatırlayacağınız üzere. Ardından gelen tepki alımları ile endekste toparlanma gözükse de kayıplar hala fazla sayılabilecek düzeydeki yerini koruyor. Dünkü kapanışın ardından baktığım BIST100 endeks grafiğinde kaybımızın %13,58’e gerilediğini görüyorum. Hisse senedi bazında baktığımızda bu kaybı kazanca çevirenler elbette oldu, lakin endeksi takip eden hisseler hala bu kaybın altında yatırımcısını üzen taraftalar.

ENDEKSTE 1400 DESTEĞİ ARTIK DİRENÇ KONUMUNDA

1 Nisan seansı ile birlikte aşılan ve bir haftalık aranın ardından yeniden test edilen günlük grafilerde takip etiğimiz 1400 seviyesi, destek görevini direnç isimli arkadaşa tekrar devretti. Wave Trend Osilatörü’nün verileri ışığında Cuma günkü mum, haftalık grafikte “SAT” sinyali ile bizleri selamlıyor artık. Aşağıdaki grafikte de göreceğiniz üzere osilatör, bir öncü gösterge olarak “SAT” sinyali verdiği her seviyede ilk önce yatay, sonra ise bir düşüş gerçekleşeceğini haber vermiş.

Ancak ben çok endişeli değilim konu ile alakalı. Zira yine grafikte göreceğiniz üzere gelen sinyalin hemen ardından yatay ve düşüş süreçleri gerçekleşmiş olsa da haftalık ortalamalara göre ortaya çıkan 1407 desteği çok güzel çalışmış. Üstelik üç hafta arka arkaya.. Bu veriler, önümüzdeki hafta bu desteğin kırılmayacağı anlamına gelmiyor elbette. Düşüş devam edebilir, ancak devam etse de bir sonraki destek noktası olan 1295’e kadar olmasını beklemiyorum bu düşüşün. Mumların hemen altında göreceğiniz ve bir trend çıkışı şeklinde devam eden siyah çizgiye kadar, özetle 1309’lu seviyelere kadar %6,5’luk bir düşüşle sınırlı kalacağını ve trend çizgisinden güç alarak yeni bir çıkış yolculuğuna başlayabileceğini ön görüyorum.

Bu olası düşüş senaryomuzdu. Peki “yükseliş senaryomuz nasıl?” sorusunun cevabı ise hafta sonu ve önümüzdeki hafta içi yaşanacak gelişmelere, takip ettiğimiz siyasi ve yurt dışı bazlı etkenlere göre değişecektir. Olası bir tepki alımı ile beraber yükseliş yaşanması ve haftayı ortalama olarak 1420 seviyesinin üzerinde kapatmamız durumunda yeniden bir sarı mum aniden belirecek ve biz yeni rekorlara doğru yelken açacağız ümidindeyim. Bunun hemen olmasını beklemediğimi de belirtmek istiyorum değerli okurlarım.

YIL SONU BEKLENTİLERİ AÇIKLANDI

66’sı finansal sektör, 10’u reel sektör, 12’si ise profesyonellerden oluşan 88 katılımcıya gönderilen aylık beklenti anketleri sonucunda çıkan rakamlar Merkez Bankası tarafından açıklandı. Buna göre TÜFE, Mart ayı anket dönemindeki yüzde 11.54’ten, Nisan ayı anket döneminde yüzde 13.12’ye, 12 ay sonrası TÜFE beklentisi de aynı dönemde, yüzde 11.26’ya, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi de yüzde 9.55’e yükseldi. Yıl sonu dolar kuru beklentisi de, aynı dönemde 8.57 liraya, 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi de 8.78 liraya yükseldi. Gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) 2021 yılı büyüme beklentisi de bu dönemde yüzde 4.3’e gerilerken, GSYH 2022 yılı büyüme beklentisi değişmeyerek yüzde 4.2 olarak belirlendi.

Ekonomistler Mart ayındaki beklentilerin paralelinde enflasyonun zirvesinin Nisan ve Mayıs aylarında olacağını ön görüyorlar. Açıklanan rakamların ışığında bir şey göze çarpıyor. O da enflasyondaki yükselişe gıda dışı gruplardaki artışın neden olduğu gerçeği. Gıdadaki artış bazı öldük bittikçileri üzecek cinsten verilerle geçen yılki rakamların altında kalmış durumda. Konut, sağlık, ulaştırma, eğlence-kültür, otel-lokanta ve eğitim gruplarında yaşanan artışlar da pandemik koşullar sona erdiğinde, en azından aşılamada belirli bir düzeye ulaştığımızda rayına oturacak ve ekonomik veriler rahat bir nefes aldıracaktır ülkemize.

YURT DIŞI ENDEKSLER REKORLAR KIRIYOR

ABD S&P500 endeksi, bizim aksimize rekorlar kırarak yoluna devam ediyor. 12 Şubat/10 Mart ve 18-25 Mart tarihleri arasındaki düşüşlerin bizim borsamıza da yansıdığı ABD borsasında değer kayıpları hızla kazanca dönüşüyor şuan için. S&P500 25 Mart sonrasında başladığı artışına dün de 0,38’lik bir oranla düşük te olsa devam etti. Benzer bir durum NASDAQ’da da geçerli. İngiltere UK100 endeksi dünkü düşüşle kayıp yaşasa da 1 Şubat’tan beri inişli çıkışlı bir grafik çizerek 7 Ocak tarihindeki zirvesine emin adımlarla ilerliyor. Almanya DAX endeksi ufak da olsa düzeltmelerle her artı kapattığı gün rekor tazleyerek yatırımcılarının yüzünü güldürüyor.

YABANCI YATIRIMCI MUTLAKA GERİ DÖNMELİ

Yurt dışı borsaları rekor tazelerken bizim borsamızın yaşadığı değer kayıplarında yabancı yatırımcının çıkışı ana etken malesef. Bunun nedenlerini daha önceki yazılarımda kalemim döndüğünce yazmış, sizlerle paylaşmıştım ve tekrar söz etmenin gereksiz olduğunu düşünüyorum. Borsamız için yeni zirvelerin gelmesi, borsa yatırımcısının kripto para, altın ve döviz yatırımcıları karşısında giderek üzüldükleri gerçeği biraz can sıkıcı boyuta ulaşmaya başladı. Yatırımcılar hiç olmadığı kadar yeni halka arzlara yönelerek bir miktar da olsa kayıplarını telafi etmenin yolunu bulmaya çalışıyorlar kendilerince. Tüm yatırımcıların bir sepet şeklinde portföylerinde emtia, döviz ve hisse senedi olarak fırsatları değrlendirmesinin olası ekonomik istikrarsızlıklar durumunda en az zarar anlamına geldiğini tüm platformlarda dilim döndüğünce anlatmaya gayret ediyorum dostlarım. Ama tüm kalemlerden ektra gelir elde etmenin dış ülkelerin vatandaşları kadar bizim de hakkımız olduğunu unutmamalı bizi yönetenler ve attıkları ekonomik adımları buna göre atmalılar düşüncesindeyim. Merkez Bankası operasyonunun yapıldığı hafta 1.9 milyar dolarlık menkul kıymet satışı yapan ve bu rakamı 2 Nisan haftasında 2.4 milyar dolara çıkaran yabancıların çıkış hikayesi güç kaybetmiş olsa da hala sürüyor. Sevindirici tarafından bakmak isteyenler tarafındayım bende. Zira yabancı çıkışı dörtte üç azaldı. Sudan ucuz olan Borsa İstanbul’un tekrardan yabancı yatırımcı çekerek şahlanışını beraberce göreceğimiz günler de gelecek elbet.

HER HAFTA BİR PARLAYAN YILDIZ

Geçen haftaki yazımda emtia tarafından bir parlayan yıldızı, platini tanıştırmıştım sizlerle. Bu hafta da gıda tarafından bir emtiayı, çok yakinen tanıdığınız “buğdayı” sizlere sunmak istiyorum.

“Buğday mı? Buğdaya mı yatırım yapacağım yani?” dediğinizi duyar gibiyim.

Evet.. Ülkemizde buğday da dahil bir çok gıda emtiasına yatırım yapmak ve bunların fiyatlarındaki yükselişler sayesinde kar elde etmek mümkün. Özellikle son zamanlarda karşılaştığımız gıda enflasyonu, ihracat ve ithalat yasaklarının başlaması, gıda stoklarının giderek artması, kuraklık vb. nedenlerle ülkeler artık gıda ekonomisine bir savaş ekonomisi ve milli bir mesele olarak yaklaşmaya başladılar. Şuan için 600’lü seviyelerde bulunan buğdayın ilerleyen dönemlerde az evvel anlattığım nedenlerden ötürü daha da değer kazanacağını ve 1000’li rakamların telafuz edileceğini düşünüyorum. Nasıl mı?

BM’nin 2021 yılı gıda israf raporuna göre Türkiye’de her yıl 7.7 milyon ton yiyeceğin çöpe gittiği ile ilgili verileri üzülerek okudum. Bu araştırmaya göre kişi başı 93 kg yemek çöpe atılıyor. Bu veri ülkedeki hazır gıdanın %17’sinin çöpe atıldığı anlamına geliyor. 7.7 milyon tonluk bu ziyanın %66’sı evlerimizde gerçekleşiyor dostlarım. Bu acı verici gerçeği ve gıda israfında dünyada üçüncü ülke konumunda oluşumuzu göz önünde bulundurduğumuzda özellikle kuraklığın da etkisiyle yaz aylarındaki gıda enflasyonunda yaşanacak artışların başta buğday olmak üzere diğer gıda emtia fiyatlarında faiş fiyat artışlarına neden olacağını ön görüyorum. Bu nedenle sizlere tarım emtialarına bir göz gezdirmenizi, araştırmalar yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Tarım emtialarını tanıyan yatırımcılar, günün birinde finansal okur yazarlığın ne kadar önemli olduğunu, yatırım araçlarının bir ev, bir değerli maden veya bir paradan ibaret olmadığını, toprağın ve toprak mahsüllerinin de yatırım yapılacak kadar değerli olduğunu anlayacaklardır. Bu israfın önüne geçmenin bir diğer yolunun da yatırımcıların tarım emtialarına yatırım yapmasından geçtiğini düşünüyorum.

GEÇTİĞİMİZ HAFTANIN LİDERLERİ

HACİM : GARAN, TSKB, YKBNK, DOHOL

YÜKSELİŞ : NTGAZ, TKURU, FRIGO, ETYAT

DÜŞÜŞ : UTPYA, TRILC, SONME, FORMT

VOLALİTE : TRILC, FRIGO, YESIL, GLRYH

Önümüzdeki haftanın verileri ışığında yorumlarımı sizlere aktaracağım yazımda tekrar görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın. Yorumlarınızı, değinmemi istediğiniz konuları, görüş ve isteklerinizi, varsa teknik analiz taleplerinizi bana aşağıdaki iletişim kanallarından iletebilirsiniz değerli okurlarım.

EMRE ÇARKCI

emrecarkci@haberinkalemi.com

  • instagram.com/emrcrkc

  • twittter.com/emrcrkc

  • tradingview.com/emrcrkc

  • facebook.com/emrcrkc

YORUMLAR (4)

  1. Mehmet diyorki:

    Emre bey in durmak bilmeyen özel kaleminden bilgi akışları hız kesmiyor
    Elinize emeğinize sağlık.

  2. fikriye diyorki:

    Değerli yorumlarınız için çok çokk tşk ederim, Emre bey başarılarınızın devamını diliyorum

Stork Tours Ankara
Haberin kalemi youtube

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL